Haberler

Akademisyene 2 Yıl 1 Ay Ertelemesiz Hapis Cezası

Barış İçin Akademisyenlerin “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisini  imzaladıkları için “Terör örgütü propagandası” suçlamasıyla yargılanan akademisyenlerin duruşmaları Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’nde devam etti.

25. Ağır Ceza Mahkemesi’nde (ACM) Sabancı Üniversitesi’nden Ayşe Gül Altınay‘ın üçüncü, MSGSÜ’den ayrılan Yrd. Doç. Dr. Gevher Gökçe‘nin ikinci, Akdeniz Üniversitesi’nden Prof. Dr. Taha Karaman, Mardin Artuklu Üniversitesi’nden Güneş Kan Yukuş ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nden Arş. Gör. Serap Sarıtaş’ın birinci duruşmaları görüldü.

Heyet, ilk duruşmaları görülen Sarıtaş, Karaman ve Yukuş’un dosyalarında mahkemenin yetkisizliğine karar vererek dosyaları akademisyenlerin son görev yaptığı illerdeki nöbetçi ağır ceza mahkemelerine gönderdi.

Gevher Gökçe’nin duruşmasında ise kararını açıklayan mahkeme, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım suçunun sübuta erdiğine kanaat getirerek” hakkında 2 yıl 1 ay hapis cezasına hükmetti.

Altınay’ın duruşmasında mütalaa açıklandı

Ayşe Gül Altınay ve avukatı Fikret İlkiz’in hazır bulunduğu duruşmada savcının esas hakkında mütalaasını dosyaya yazılı olarak sunduğu görüldü.

Altınay’dan “örgüte üye olmamaklar birlikte örgüte yardım” suçlamasıyla istenen ek savunması soruldu. Altınay önceki beyanlarını tekrar ederek ekleyecek bir hususu olmadığını kaydetti.

Avukat Fikret İlkiz, ek savunmasını yazılı olarak dosyaya sunduğunu ifade etti ve esasa karşı savunmalarını hazırlamak için süre talebinde bulundu.

Mahkeme, süre talebini kabul ederek duruşmayı 21 Mayıs’a bıraktı.

Mahkeme başkanı: Onu yapan da terörist

Gevher Gökçe, “örgüte üye olmamakla birlikte örgüte yardım” suçlamasıyla istenen ek savunmasını mahkemeye sundu.

Ardından esasa ilişkin savunmasını sunan müdafii Muhammed Saylık, mahkemeye sokağa çıkma yasakları döneminde hazırlanan raporları sundu ve medyada yayınlanan haberleri hatırlatarak müvekkilinin vicdani olarak bunlardan rahatsızlık duymasının olağan olduğunu söyledi.

Saylık, “Hatırlarsanız bir teröristin arabanın arkasında sürüklenirken görüntüleri medyada dolaşıyordu” dedi. Mahkeme başkanı, “Bana sorarsınız bunu yapan da terörist. Başkasının yaptığı bir kötülüğü kameraya alıp bunu yaymak da kötülük. Halkta infial yaratma girişimi olarak değerlendiriyorum ben” diye konuştu.

Saylık ise o dönem çıkan başka haberleri hatırlatarak müvekkilinin bildiriyi imzalamaktaki haklılığına vurgu yaptı ve eylemin ifade özgürlüğü kapsamında kaldığını savundu. Müvekkilinin beraatine karar verilmesini istedi.

2 yıl 1 ay hapis cezası

Verilen aranın ardından kararını açıklayan mahkeme heyeti, “bildiriye imza atmak şeklindeki eylemin örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme şeklinde sübuta erdiği anlaşılmakla, sanığın eylemine uyan TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddesinin 1. cümlesi delaletiyle suçun işleniş biçimi dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaştırmayı gerektirecek bir unsur bulunmaması nedeniyle TCK’nın 314/2 maddesi gereğince takdiren alt sınırdan ceza tayini ile sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanığın eylemi bilerek ve isteyerek örgüte yardım şeklinde olduğundan TCK’nın 220/7 maddesi 2. cümlesi gereğince yardımın niteliği de dikkate alınarak cezasından takdiren en üst sınırdan 2/3 oranında indirim yapılarak sanığın 1 Yıl 8 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanığın eyleminin 3713 Sayılı Kanunun 3. maddesinde sayılan terör suçu olduğu anlaşılmakla 3713 Sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereğince cezasında yarı oranında artırım yapılarak sanığın 1 Yıl 18 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına; sanığa verilen cezanın geleceği üzerindeki etkileri nazara alınarak cezasından TCK’nın 62 maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmasına ve sanığın 1 Yıl 13 Ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verdi.

kaynak

Sizde Görüşlerinizi Ekleyin - Yorum Yapın