Haberler Selçuk Üniversitesi Skandal Üni

Üniversitede Evli İki Akademisyenin Yasak Aşk Skandalı Yargıya Taşındı

SON DAKİKA Selçuk Üniversitesi’nden Yasak Aşk Skandalıyla İlgili Açıklama (7Eyl2020)

Konya Selçuk Üniversitesinde görevli, evli iki akademisyen arasındaki aşk yargıya taşındı. Ö.G.H. çalıştığı fakültenin bölüm başkanı Prof. Dr. H.S.Ç.’nin 2 yıl boyunca cinsel saldırı, tehdit, hakaret ve şantajlarına maruz kaldığını iddia ederek şikayetçi oldu. H.S.Ç., “Unvanımı kullanarak akademik yükselme planı yapmış” diye kendisini savundu.

Konya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yürüttüğü soruşturmaya göre, her ikisi de evli ve iki çocuklu olan Ö.G.H. ile H.S.Ç. arasında kendi rızalarıyla ilişki yaşandı. Ö.G.H. bir süre sonra ayrılmak isteyince, tehdit, şantaj ve tecavüze uğradığını iddia etti. Genç kadın savcılığa yaptığı suç duyurusunda şunları anlattı:

‘AYRILMAK İSTEDİM, ŞANTAJA BAŞLADI’

Hürriyet’ten Fevzi Kızılkoyun’un haberine göre; “H.S.Ç.’yi 20 yıldır tanırım. İkimiz de evli ve çocukluyduk. Mart 2016’da duygusal bir ilişkiye başladık. İlk 2-2.5 ay karşılıklı mesajlaşmalar, duygusal paylaşımlarla geçti. Görüntülü konuşmalar ve mesajlaşmalar esnasında tatmin olmalar, birçok resim istemeler oldu. Başta bu isteklere ben de karşılık verdim. Ağustos 2016’da yaptığımızın yanlış olduğunu, ikimizin de evli olduğunu ve ayrılmak istediğimi söyledim. Ne olduysa ondan sonra oldu. H.S.Ç., ayrılmayı kabul etmediğini, ayrılırsam beni herkese rezil edeceğini, elinde resim, video ve ses kayıtları olduğunu söyledi. ‘Elimde 300 fotoğrafın, 50 sayfa yazışma ekran görüntün var. Herkese göndereceğim’ diye tehditlerine devam etti. Büyük oğluma, eşime fotoğraflarımı atacağını söyledi. Korkularımdan dolayı ne istediyse yaptırdı.

‘YÜZÜN DE GÖRÜNSÜN’

Söylediği renk ve şekilde giyinip, özellikle yüzümün çıkmasını, gülümsememi, öpücük atmamı, özel yerlerimin göründüğü fotoğraflar istiyordu. Eşimle, çocuklarımla olan ilişkilerime de karışmaya başladı. Eşimden çiçek aldığım için bana bir sürü küfür ve hakaretlerde bulundu. Çocuklarımla sinemaya giderken arayıp küfürler edip ‘Benden izin aldın mı? Eve döneceksin, bana fotoğraf atacaksın’ diyerek tehdit edince, çocuklarım arabada beklerken, eve çıkıp fotoğraf attırdı bana. Uyguladığı psikolojik şiddet ile onun kuklası gibi ‘gel’ derse gelen, ‘git’ derse giden, durmadan aşağıladığı, hakaret ettiği biri olmuştum.

‘YAPMA, HİÇ Mİ BANA ACIMIYORSUN’

İstemememe ve karşı koymama rağmen tehdit ve şantajla makam odasında 3, benim odamda bir, arabada ise 3 kez olmak üzere 7 kez ilişkiye girdik. Antalya, Bursa ve makam odasında olmak üzere 3 kez de yine tehdit ederek tecavüz etti. Kasım 2016’da Antalya’ya kongreye gitmeye zorladı, eşim de gelmek istedi. Ancak H.S.Ç., ‘O gelirse her şeyi anlatırım, söyle gelmesin’ diyerek tehdit etti ve eşime bir sürü yalan söyleyerek yalnız gittim. Burada H.S.Ç. odasına çağırdı, isteğim dışında birkaç kez ilişkiye girdi. 2017 Mayıs’ta Bursa’daki kongreye beni gitmek zorunda bıraktı. Akşam kaldığım odaya geldi, ‘Ya benimle olursun ya da resimlerini, yediğin haltları herkese yayarım’ diye tehdit etti.

MAKAM ODASINDA TECAVÜZ

‘Yapma, hiç mi bana acımıyorsun. Nasıl bu kadar acımasız olabilirsin’ diye yalvardım. Ama hiç bir tepki vermeden o akşam da 2-3 kez isteğim dışında benimle ilişkiye girdi.

2017 yılının sonlarına doğru mesai bitiminden sonra beni makam odasına çağırdı. Gittiğimde kalkıp, kapıyı kilitleyip, ışığı kapatarak beni duvara doğru yasladı. ‘Sakın sesini çıkartma gebertirim’ diyerek ilişkiye girdi. Mayıs 2018’de WhatsApp’tan engelledim, farklı numaralardan mesaj atmaya devam etti. Telefonumda WhatsApp uygulamasını kaldırdım, yine ısrarla farklı numaralardan aramayı sürdürdü. Bir günde tam 98 kez aradığını biliyorum. Psikolojim altüst oldu, bu durum eşime, çocuklarıma da yansıdı. Bunun sonucunda Mayıs 2019’da eşimden boşandım. Korkumdan, tehdit ve şantajlarından polise gidemedim, şikayetçi olamadım. Ama artık dayanacak gücüm kalmadı. Her şeyi göze alarak gelip şikayetçi oldum.”

‘AKADEMİK KARİYERİMİ KULLANMAK İSTEDİ’

Suçlanan Prof. Dr. H.S.Ç. ifadesinde kendisini şöyle savundu:

“Ö.G.H. sınıf arkadaşımdı. Dekan yardımcısı olduktan sonra Ö.G.H., sık sık makam odama gelmeye başladı. Yakın arkadaşlığımız Mart 2016’da duygusal ilişkiye dönüştü. İlişkimiz belirli aralıklarla Mayıs 2018’e kadar sürdü. Bana sürekli doçent olmak istediğini söylüyordu. İlişkimizin son dönemlerinde kullanıldığımı hissetmeye başladım, kendisinden uzaklaşmaya çalıştım. Hırçın ve tehditkar tavırları engellenemez boyutlara ulaştı. Eğer kendisine doçentliğe başvurusuna yardımcı olmazsam aramızda olanları eşime, arkadaşlarıma anlatmakla tehdit etti. İlişkimizin son süreçleri ve ayrılma sürecimiz çok şiddetli geçiyordu. Karşılıklı birbirimize hakaret, küfür, aşağılayıcı mesajlarımız olmuştur. Ben de kendisine ait cinsel içerikli resimler bulunmamaktadır. Resimleri kendi isteği ve rızasıyla bana göndermiş, daha sonra silmişimdir. Şimdi amacını daha iyi anlıyorum ‘mesleki yeterlilik ve unvanımı kullanarak akademik yükselme planı’ varmış.”

BAŞKA BİR BÖLÜME ALINDI

Ö.G.H.’nin Mart 2020 tarihinde yaptığı suç duyurusunun ardından Konya Cumhuriyet Başsavcılığı cinsel saldırı, tehdit, hakaret, şantaj suçlamalarıyla soruşturma başlattı. Prof. Dr. H.S.Ç’nin, akademisyen Ö.G.H.’yi “müstehcen fotoğraflarını paylaşmakla tehdit ettiği, şantaj ve hakaretlerde bulunduğu 30 sayfalık Whatsapp yazışmaları da soruşturma dosyasına girdi. Ö.G.H. koruma kararı da aldırdı. İddialarla ilgili soruşturma başlatan Konya Selçuk Üniversitesi Rektörlüğü ise, Ö.G.H.’yi üniversitenin başka bölümünde görevlendirdi.

Yorum Ekle

40 Yorum

  • Bir akademisyen olarak soylemeliyimki utanc verici bir durum. Bu gibiler yuzunden akademik camia lekeleniyor malesef. Bu gibi durumlari elbette genellememek gerekir ancak spor bilimlerinde hakkiyla bir yere gelen kisi sayisi parmakla sayilacak kadar az. Bunlarin tum belgeleri yeniden gozden gecirilmeli. Bilhassa ingilizce belgeleri ve tabi yayinlari da. Bu durumdaki gibi sahte ing belge alan sayisi malesef cok fazla. Ve bu insanlar yukselip senin benim vergimle maas aliyor. Duruma gelince al gulum ver gulum olayi. Cok alisilageldik…. Allahtan ailelerine sabirlar diliyorum olseler daha iyiymis.

  • “Haksızlık karşısında susan dilsiz şeytan” nickname’li kullanıcı doğruları söylemiş. Namuslu, dürüst, hiçbir siyasi bağlantısı olmayan, kendi emeğiyle bir yerlere gelmeye çalışan insanlara rektör musveddeleri her türlü haksizligi yapıyor. Siyasetle yani iktidardaki partiye yalakalık yaparak gelmis çapsız rektör bozuntulari ne akedemik kriterleri, ne liyakati, ne de kul hakkını umursuyor. Benim doçentlik kadrom kasıtlı olarak 4 yıl verilmedi. Kendi anabilim dalımda benden 2 yıl sonra olanları atadı beni bekletti. Başta YÖK olmak üzere heryere şikayet dilekceleri yazdim. Dilekçelerimde USA’nin en seçkin araştırma universtelerinde lisansüstü öğrenimimi resmi burslu statude ustün başarıyla tamamlandığımi, social science citation indeksine giren bilimsel dergilerde pekcok yayınım olduğunu, Tübitak yayın teşvik ödülleri aldığımı, yayınlarına çok sayıda uluslararası atıf yapıldığını, ingilizce yabancı dil puanimin 97.5 olduğunu vs yazdım. Hic kimse birşey yapmadı!!! Bunlarin hepsi doktora öğrencilerinin çalışmasını kendi adına yayınlatan bir alçak sözde akademisyeni şikayet ettiğim için basima geldi. İntihal yaptığıma dair kanıtları sunduğum halde hiç ceza almadan soruşturmadan siyirtti. Prof unvanlı üç soytari delillerimi görmezden gekerek düzmece rapor hazırladı. Bu sefer iftira attın diye benim hakkımda soruşturma açtılar. Yükseköğretimde alçak şerefsiz prof etiketli böyle insanlar var maalesef. Hiçbirine hakkımı helal etmiyorum!!! Allah topunum belasını versin!!?

    • Size katılmıyorum tamamem S.Ü nı ilgilendiren bir olay..! Kadrolaşma kriterlerini gözden geçirmeliler..Gerçekten bilime hizmet edecek idealist,dürüst,çalışkan tavrı,tarzı ve duruşu olan eğitim neferi insanları tercih edecek,arkası sağlam olanları değil..!!! Sonra böyle torpille biryerlere gelenlerin hazin sonunu üzülerek izlemek zorunda kalırız ..!!!!!!

  • Size katılmıyorum tamamem S.Ü nı ilgilendiren bir olay..! Kadrolaşma kriterlerini gözden geçirmeliler..Gerçekten bilime hizmet edecek idealist,dürüst,çalışkan tavrı,tarzı ve duruşu olan eğitim neferi insanları tercih edecek,arkası sağlam olanları değil..!!! Sonra böyle torpille biryerlere gelenlerin hazin sonunu üzülerek izlemek zorunda kalırız ..!!!!!!

  • hocaların o kadar çok boş vakti var ki bir çoğu dedikodu, ayak oyunları ile uğraşırken bunlarda başka işlerle uğraşmışlar

  • Eğer Haber doğruysa diye yazalımki suçluluğu ispatlanana kadar herkes masumdur ilkesine uygun bir yorum olsun…

    Spor Bilimleri alanında yeni spor branşları keşfetmeye çalışmışlar sanırım İyiki şöyle bir açıklama yapmamış prof olan kişi “yaşadığımız şey tamamen akademik bir çalışma ”

    Ülkemizin şöhretleri arasında eskiden şöyle bir söylem vardı şöhrete giden yol yönetmen den geçer diye
    Akademik ünvanlara giden yol da o zaman buna benzer sanırım

    Bahsi geçen kişiler halen okuyan ve mezun binlerce kişinin dersine girdiler haberler doğruysa öğrencilerine de aynı zihniyette bakmadıklarını ümit ediyorum.

    Üzülerek söylüyorum ülkemizde eğitim amaçlı insan emanet ettiğimiz kişiler için çok sıkı bir düzenleme şart devlette en basit bir görev için kaç tane soruşturma yapılıp atama yapılıyor eğitim alanında hiçbir şeye bakılmadan

    Mesleki elverişlilik raporu gibi bir rapor istenmesi öğrencinin karşısına çıkacak kişilerin bir çok kriterden incelenerek rapor alması gerektiği kanaatindeyim konuşma bozuklu olan bir öğretmenin sınıf öğretmeni olması çocuklara o sağlık problemiyle okuma yazma öğretmesi mümkün olmamalı, Söförlere yapılan psikoteknik muayene belirli aralıklar ile eğitimcilere de yapılmalı, Psikolojik saplantıları olanlar testler ile tespit edilmeliki bu ve benzeri haberleri duymak zorunda kalmayalım…

    • “öğrencilerine de aynı zihniyette bakmadıklarını ümit ediyorum” cümlenize cevap olarak: Bunlar için demiyorum ama öğrencilere de aynı gözle bakan akademisyenler var. Hangi bayan öğrenciyi düşürürüm diye hesap yapanların olduğuna da inanıyor ve duyuyorum.

    • Her satırına katılabileceğimiz değerli bir yorum.

      İnsan yetiştirmeye odaklanmalıyız. Eğitim kurumlarımızdan evvela insan çıkmalı sonra kariyer. İnsanı yetiştirecek olanlar da sıkı bir elekten geçirilmeli ve bu belirli aralıklarla tekrar edilmeli.

  • karaktersizler. biri prof ve konyaspor yönetiminde yer almış spor ahlakından bi haber hıyar. digeri önce her boku yemiş sonra mağduru oynayan zilli. o degil de Mustafa Şahin hocamızın zamanında biryerlere gelmiş herkes sapık pezevenk çıkıyor. Hayrullah adisi de tacizle suçlandı halen ortalıkta geziyor bide benim lise de Din Kültürü dersime giriyordu. Metin hocam gerekeni yapacaktır.

  • Yazık..!!!
    Liyakat sahibi olmayan insanları başımıza prof diye getirenler düşünsün..!!!
    Sn Rektörüm buradan size sesleniyorum; “Yıllarca alnının teri,akı,namusu ve şerefiyle akademik kariyer yapmaya çalışıp da ama arkasında hiç bir siyasi gücü desteği olmayan kardeşim ve onun pozisyonundaki akademisyenlerin önüne türlü türlü engel çıkarıp haklarını yediniz. Gecesini gündüzünü ve yıllarını akademik çalışmalar yaparak harcayan kardeşim sizlere hakkini helal eder mi bilmiyorum ama yillarca onun bu çabasına ve malesef çaresizliğine vede kendisinden sonra göreve gelen yaşça küçük insanlarin hızlı yükselişlerine kardeşi olarak sahitlik eden ben malesef size hakkımı helal etmiyorum..!
    İnsanların,gençliğini,emeğini,zamanını çaldınız..! Hakkaniyet,adalet ve şeffaflıktan uzak bir yönetim anlayışı istemiyoruz..

  • Sadece selçuk üniversitesinde mi? adamın dediğinde haklılık payı var. yükselme için basamak olarak kullanılmış olabilir. tecavüzü savundurtmaz bu olay tabi. değinmek istediğim konu, kadınların basamak olarak kullanmak istedikleri erkeklere herşeyiyle açılması. heryerde var.

  • Çoğu üniversitemizde akademik çalışma haricinde her türlü çalışma yapıldığının bir başka kanıtı! bu pislikler ülkedeki beyin göçünün nedenlerindendir…

  • Selçuk üniversitesi’ni kurumsal olarak ilgilendirmeyen bir rezalettir. ayrıca özellikle akademisyenlerin isimlerinin baş harflerini yazınca gerçek isimlerinin bulunması çok kolay oluyor. 30 saniye sürüyor en fazla. o yüzden bu habercilik anlayışı da gözden geçirilmeli.

    1
    1
  • Amına koyduğumun dünyasında her şey, her yer ve herkes kirli. pislik yuvası her delik.

  • İki şeref yoksunu akedemisyen gibi gözüküyor. olayda haklı yok iki tarafta haksız.

    Kadın ona buna söyler diye sex partilerine bi üçüncü, dördüncü kişinin katılmadığı kalmış belki de katılmıştır. *
    üniversitede birbirlerinin odasında, arabada , evlerinde, antalya’da, bursada, konyada, seminerlerde… cima eylemedikleri yer kalmamış. hala zorla diyor, hassiktir lan ordan.

    Olan çocuklarına ve eşlerine olmuş.

  • Üniversitelerimizde de akademik ilerlemenin dışında her şey oluyor maşallah. hiçbir skandala şaşırmaz durumdayız. ama şu habere konu olan hocalardan birinin köklü bir yayında bir akademik çalışmasının falan yayınlandığını okusak şaşırırdık bence.

  • İkisi de şerefsiz olan akademik personel…. iğrençsiniz pislikler… sağda solda da ahlak satarsınız.

  • İki kişinin rezaleti filan değil. Kadını eşini aldattığı için ahlaken kınayabilirsiniz, o kadar. erkeğin yaptığı ahlaken bunun 10 katı şerefsizlik içermenin yanısıra adli suç. umarım hayatı boyunca iki yakası bir araya gelmez şerefsiz piçin.

    2
    1
  • Tecavüze uğradığını iddia eden öğretim üyesinin başka bölüme sürüldüğünü öğrenmiş bulunmaktayız. yani, tecavüz eden, tehdit eden kişi profesör ise dokunulmaz oluyor.

    1
    1
  • Birbirini siken sikene. erkek tam bir şerefsiz, kadın da sağlam yolluymuş defalarca sikişmeler falan…

    Bir de evliler!

    Ulan öğrencilerinizin çocuklarınzın suratlarina nasıl bakıyorsunuz?

    Tanım: mesleklerinden siktiri yemeleri gereken iki adet soysuz.

  • ığğ iğrençsiniz işte, “akademi” sözcüğünün içi ancak bu kadar boşaltılabilirdi.

  • Bir akademisyen olarak tüm üniversitelerdeki hoca takımının %90’nın hem bilimsel, hem de karakter açısından 5 para etmediğini söyleyebilirim.

    3
    1
  • Birkaç sene önce de yine bir seks skandalında bir bölüm başkanı bir doçenti bıçaklayıp öldürmüştü. ilginçtir, bölüm başkanının eşi de dekandı. Dert sadece konya’da değil tabii.. üşenmesem ülke genelindeki akademisyen vasıfsızlığına, karaktersizliğine dair 100 haber daha bulurum.

  • Bir de isimleri sansürlüyorlar da akademide yine gizlenmesi çok zor.
    merak edip baktım ilgili bölümün siteyi şimdilik kapatmışlar sanırım.

  • Makam odasında, kongre için gidilen otelde, arabada… hey yavrum hey. ikisi de evli ve düzüşmedikleri yer kalmamış. şikayetçi olmak şimdi akıllarına gelmiş.

  • iki kişi de kaçak aşk yaşamış.
    ancak işin içine taciz, tecavüz, şantaj ve tehdit girince “ama kadın da suçlu” diyecek bir şey kalmıyor. kadın kendi ailesine karşı suçlu. herifçioğlu ise tecavüzcü, şantajcı ve makamını kullanarak yapmış bunları.

    ancak herifin iddia ettiği gibi kadının kadro almak, doçent olmak gibi talepleri varsa ve bu talepler yüzünden ilişkiye başladıysa o zaman işte kıçını sıkıp çalışmanın, alanına ve akademiye saygılı olmanın kıymetini konuşmamız gerekiyor.

    şu durumda adam üniversiteden atılır diye tahmin ediyorum (tecavüz suçu). kadın da yükselemez. üstelik çalıştığı ortamda yüzüne bakılmaz. öğretim görevlisi gibi bir kadrodan emekli olur gider.

    ek: “kadın yollu” deyip tecavüzcü herife hiç laf etmeyenler, adamın işlediği adlî suçu kadının bireysel ahlaksızlığını öne çıkararak örtbas etmeye çalışanlar gelmiş.
    bakın sizin herifçioğlu (tecavüzcü, şantajcı makam sahibi) meğer profesör olmadan önce rektörle kankaymış.

  • ulan ben de ayıplı defter, kalem falan sattılar sandım. gayet sıradan, önce sevişen sonra dövüşen 2 şerefsiz arasındaki olaymış. olan yine eşlere ve çocuklara olmuştur.

  • Spor bilimleri fakültesinde gerçekleşmiş olaydır. Bu olayda adı geçenlerden birinin zamanında sahte dil belgesi ile kadro alma sinsiliğine girişmiş olması bile yeterli benzer usulsüzlüklerin olağan olmasına. akademimizde durum vahim spor bilimlerinde çok daha vahim.

    • Aynı Brezilyalı dizileri gibi, erotik hikayeler bunun yanında halt etmiş, acaba duvara d***** s****** g****** mi s*****…